Çözüm mü Çözülme mi?
Kemal Kaçar

Çözüm mü Çözülme mi?

Bu içerik 246 kez okundu.
Reklam

Çok büyük umutlarla ve yeni fikirlerle çıkılan çözüm süreci özellikle son dönemlerde neredeyse durma noktasına gelmiş ve tabiri yerindeyse durmuş durumda. Siyasilerin yapmış oldukları açıklamalar ve bu açıklamaların karşılıklı restleşme haline dönüşmesi ise çözüm sürecini gittikçe çözümsüz bir duruma sokuyor. Ortaya atıldığı ilk günden itibaren çok konuşulan çözüm sürecinde günümüzde halen atılmış somut bir adım bulunmamakta ve bu sorunun çözülmesi için hiç kimse elini taşın altına koymamaktadır. Ancak özellikle hatırı sayılır kişiler tarafından siyasilere bazı öneriler yapılmakta ve bu sorunun çözümü için herkesi elinden geleni yapması önerisi siyasilere sunulmaktadır. 

 

 

1984 senesinde başlayan saldırılardan itibaren yaklaşık olarak 40.000 kişi hayatını kaybetmiş ve evlere ocaklara ateşler düşmüştür. Can kaybının yanı sıra çok ciddi miktarlarda ekonomik kayıplara da neden olan terör sorununu çözmek için yetkililerin yapmış olduğu hamlelerin yetersiz olduğunu günümüzde görmekteyiz. Çünkü bu sorunu çözmek için bir arpa boyu kadar yol alınamamış ve aksine can kayıpları da artmaya başlamıştır. Bu sorunun çözülmesi adına atılan adımlar ise yetersiz kalmış ve bunun sonucunda da her iki tarafı da tatmin edici çalışmalar yapılmamış hem devlet tarafı hem de terör örgütünün temsilcileri ileri doğru adım atmamışlardır. İki taraf da birbirinden taviz vermesini ve birbirine istediklerini yaptırmayı düşündükleri sürece de bu yolda fazla ileri gidilemeyeceği de aşikâr. 

 

 

Sorunun çözümü adına devletin attığı adımlardan birisi de İmralı’ da hapis cezasını çekmekte olan Abdullah ÖCALAN ile görüşmesidir. Bizzat Recep Tayyip ERDOĞAN’ in kamuoyuna duyurduğu bu görüşmeyi duyan kişiler bu sorunun çözümü adına umutlanmışlar ve sorunun çözüleceğini düşünmüşlerdir. Ancak bu süreci sabote etmek isteyen olaylar da olmadı değil. Fransa’ da üç PKK’lı yöneticinin öldürülmesi, Öcalan’ in konuşmalarının basına sızdırılması ve Ankara’ da AKP ofisinin bombalanması gibi olaylar bu süreci sabote etmeye yönelik yapılan olaylardan sadece birkaç tanesidir. Ancak daha sonra bu eylemler iki tarafça da kınandı ve çözüm sürecine devam edildiği açıklandı. Böylece sorun çözülmüş gibi görünse de aslında sadece üstü kapatılmış oldu. 

 

 

Yapılan açıklamalar ve 2013 Nevruzunda Abdullah ÖCALAN’ in mektubunun hem Türkçe hem de Kürtçe okunması ve bu mektupta PKK terör örgütünün silahlı güçlerinin Türkiye topraklarını terk etmesi önerisi PKK tarafından da kabul görmüş ve çözüm mutlu sona ilerleme yolunda büyük adımlar atmıştır. Ancak 7 Haziran seçimlerinden sonra yapılan açıklamalar ve hem örgütün hem de devletin yapmış olduğu icraatlar çözüm sürecini gittikçe çıkmaz bir sokağa sokmuştur. Ancak 1 Kasım seçimlerinden sonra yapılan açıklamalar daha ılımlı olmuş ve bu yolda adım atılabileceği ve gerekirse bu sorunu çözebilme basiretinin gösterilebileceğinin üzerinde durulmuş ve gerekli kişilere üstü kapalı da olsa mesajlar gönderilmiştir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!