Tehlikeli İnsanlar...
Hadi Duman

Tehlikeli İnsanlar...

Bu içerik 287 kez okundu.
Reklam

Size en tehlikeli insan desem altına kimleri sıralamak gelir? Büyük ihtimalle ilk olarak aklınıza vicdansızlar ve saf kötüler gelir. Arkasından sahtekarlar, düzenbazlar, hak yiyenler ve yalancılar gelir. Karşısında bulunan insana vereceği zarar, daha önceden de görülecek olan kişilerdir bunlar. Bu kişilerin neler yapabileceğini görmek için müneccim olmaya ya da gözlemci olmaya da gerek yoktur. Yalnızca böyle kişilerden uzak durmak gerektiğini düşünürsünüz. Bir şekilde toplumda yükselerek, önemli bir konuma geldiyse tehlike saçacağını da bilirsiniz. Bu durumda ulaşabildiğiniz insanları, çevrenizdekileri ve yakınlarınızı uyarmak istersiniz. Çıkarcılar ve saf kötüler hırslarını ve kötülüklerini gayet iyi bir şekilde maskeledikleri ve çevrelerine farklı göründükleri için de genel olarak toplum tarafından kabul görmektedirler ve bu kişilerin çoğu zaman gerçek niyetlerini fark etmek oldukça zor olur. Kariyerlerinde en iyi noktaya geldiklerinde, zirveye çıktıklarında ya da arzu ettikleri güce eriştiklerinde ihtimal dahilinde yumuşama gösterebilirler. Bazıları hayatın, hırsla çıkılan kariyer basamaklarından çok daha fazlası olduğunu söyler ve düşünür. Bazılarına ise bu zirve yetmez ve kazandıkça ve daha fazla güç buldukça hep daha çoğunu ister.

 

Bu kişiler ölmeyecek gibi davranırlar, bu kişiler için hayat hiç bitmeyecek gibi gelir. Hem para hem de güç içinde tarifi olmayan bir sarhoşluk yaşarlar ve önünde sonunda da netice yalnızca bir insan oldukları akıllarına gelmez.

 

Bir yaşam çizgisine sahip olduklarını ve önünde sonunda ölerek, toprak olacakları düşüncesini yitirirler. Herhalde tüm hayat boyunca kötülüğün her tür ve çeşidini görme şansını yakalıyoruz. Kimisi bir yönetici olabiliyor kimisi de yakınınızda dost bildiklerinizden çıkabiliyor ve dolaylı bir şekilde hayatınızı esir alabiliyor. Aslında hayat, kötü durumlardan ve kişilerden slalom yaparak kurtulma sanatıdır. Kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda etrafında yer alan kişilere omuz atarak yürüyenlerden yara bere almadan sıyrılma sanatı. Peki size haksız olarak zor zamanlar yaşamış olmanızı sağlayan bir kişiye, bir arkadaşınıza, bir aile üyesine ya da bir siyasetçiye kızıyor musunuz? Elbette ki kızıyorsunuzdur. İnsanın midesini sıkıştıran, gücendiren, haksızlıklara kızmamak ve böyle hisler duymamak mümkün mü? Hele ki söz konusu siyasetçiler olunca, milyonlarca kişinin hayatını kendi kişisel hırsları nedeniyle mahvedenler söz konusu olduğunda iyi hisler beslemek ya da onları affetmek pek mümkün olmuyor. Ancak benim kızmayı başaramadığım bir insan tipi mevcut, o da, empati kuramayanlar, insan tanımasını bilmeyenler ve insandan anlamayanlar.

 

Kendini benim yerime koyamayanlar, bunu beceremeyen kişilere neden ben kızayım ki? Ya da kızayım da ne olacak? Veya beni kafasında düşündüğü insan sanmış ve bilenerek, kötülük yapmış, kendi uydurduğu sözleri başka insanlara söylemiş, böyle bir insana neden kızayım? Hınçla neden dolayım? Kafasında kurduğu hayale saplantılı kaldığı için mi? Onun beni ve dünyayı algılama biçimine, hayalinde yarattığı karaktere mi küseyim? Ben küsmüyorum, bekliyorum. Böyle kişiler en sonunda hayalinde yarattığı düşman ile savaşmaktan pes ederek gülmeye başlıyor çünkü. Eskiler ne demiş: gerçeğin kötü bir huyu var o da, eninde sonunda ortaya çıkması. Biri size gözünüze soka soka kötülük yaptığında sakın panik yaparak, üzülmeyin, lüzum yok çünkü. Uzun zamanda gerçekler bazı kişilere, senin kötülük yapmana izin vermeyeceğiz diye bağırıyor ancak duyana... Bu sesi de duymayanlar elbetteki kaybedenler oluyor.

 

 

Adına karma mı dersiniz, ilahi adalet mi ne derseniz deyin, tüm gerçekler bir gün ortaya çıkıyor ve kötünün kötülüğü de tescillenmiş oluyor, öyle değil mi?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!