Türel, ANTGİAD üyelerine seslendi

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalyalı Genç İşadamlarına Referandum maddelerini anlattı. Sistemin teknik olarak siyasallaştırılmaya çalışıldığını belirten Başkan Türel, teknik olarak ‘evet’in doğru olduğunu söyledi. Başkan Türel ‘Biz kendimize güveniyoruz. Medeni bir tartışma ortamında karşıma şeytanın avukatı çıkıp ben hayırcıyım dese bile ‘evet’e ikna edebilirim” dedi.

Türel, ANTGİAD üyelerine seslendi
Türel, ANTGİAD üyelerine seslendi Admin
Bu içerik 349 kez okundu.

 

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalyalı Genç İşadamlarına Referandum maddelerini anlattı. Sistemin teknik olarak siyasallaştırılmaya çalışıldığını belirten Başkan Türel, teknik olarak ‘evet’in doğru olduğunu söyledi. Başkan Türel ‘Biz kendimize güveniyoruz. Medeni bir tartışma ortamında karşıma şeytanın avukatı çıkıp ben hayırcıyım dese bile ‘evet’e ikna edebilirim” dedi.

 

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya Genç İşadamları Derneği (ANTGİAD) Olağan Genişletilmiş üye toplantısına katıldı. Genç işadamlarına referandum maddelerini anlatan Türel, sorularını yanıtladı. Referandumun siyasi bir tercih olmadığını belirten Başkan Türel, bunun hükümet biçimiyle ilgili hukuki ve teknik bir mesele olduğunu vurguladı. 17 Nisan sabahında bütün siyasilerin görevinde oturuyor olacağını belirten Türel, “Ne iktidar seçiyoruz ne hükümet seçiyoruz ne bir bakan ne de Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Sadece ve sadece hükümetin ve devletin yönetim biçimi ile ilgili bir değişiklik yapılması hususunda bir karar vereceğiz. 18 maddeyi şöyle teknik olarak tek tek okursanız aslında ne yapılacağı çok basit bir şekilde anlaşılıyor” dedi.

 

 

Eleştiriler haksız

 

Referandumla ilgili yapılan eleştirileri haksız bulduğunu ifade eden Başkan Menderes Türel, eleştirilere tek tek cevap verdi. Yargı ile ilgili maddeleri anlatan Türel şunları söyledi: “ Tek adamlık, otoriter bir rejim, hatta bunu abartıp diktatörlük geliyor şeklinde haksızca yapılan bir takım eleştiriler var. Bunun sonunda da deniliyor ki işte tek adam cumhurbaşkanı, kim seçilirse, yargıyı ele geçirecek. Dünyadaki örneklerine baktığımızda da ve bir mukayese yaptığımızda bugün net bir şekilde nasıl olacağını daha iyi görüyoruz. Bizde yargının en üst kurulu Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu. Yeni anayasada yani evet çıktığında 13 üyeden biri bakan, biri müsteşar, biri Adalet Bakanı doğal üye, kalan 11 üyenin 4’nü halkın seçtiği Cumhurbaşkanı atıyor. 7’sini de meclis 3’te 2 çoğunlukla seçiyor. Dolayısı ile uzlaşmayı gerektiriyor. Yani meclisin içindeki siyasi partiler, anlaşacaklar; uzlaşacaklar ve 3’te 2 çoğunlukla 7 üyeyi seçecekler. Diyelim ki uzlaşma olmadı partiler isimler üzerinde anlaşamadı ne olacak. O zaman yine Cumhurbaşkanı atamıyor. 7 kişi kura ile belirleniyor. Bir tek kişinin iradesine bağlı kalmadan seçiliyor.”

 

Hakimiyet kayıtsız şartsız milletin

 

Eski Türkiye yeni Türkiye tartışmalarına değinen Başkan Türel, “Eski Türkiye direksiyonun başında milletin olduğu; ama direksiyonun arkadan kumandayla idare edildiği bir Türkiye idi. O direksiyon farklı güçler tarafından yönetiliyordu. Zaten bugünkü tartışma, referandumla ilgili Almanya’nın, Hollanda’nın heyezanı, Avrupa’nın bize karşı, olan heyezanı nedendir? Avrupa’daki ülkeler bizim çok güçlü bir devlet olmamızı, güçlü bir demokrasiye sahip olmamızı istediği için mi acaba hayır kampanyası yapıyor. Medyalarında Türklere hayır oyu verin mesajları veriyorlar. Sizi niye bu kadar ilgilendiriyor. Mesele eski Türkiye’deki uzaktan kumandanın devam ettirilmesi meselesi. Bu coğrafyada güçlü Türkiye istemiyorlar. Bu mesele ülkenin geleceği ile ilgili bir mesele.

Artık hakimiyetin kayıtsız şartsız millette olduğu Türkiye var. Buradan dönüş yoktur. Artık milletimiz her şeyin farkındadır. Bunlarla ilgili milletimiz en güzel şekilde, en güzel kararı, uğurlu kararı 16 Nisan’da verecektir” şeklinde konuştu.

 

Sorgulanan yargılanan cumhurbaşkanı

 

Mevcut sistemde iki başlılık olduğuna dikkat çeken Türel şunları anlattı: “12 Eylül Anayasasıyla Kenan Evren yetkilerin önemli bir bölümünü, cumhurbaşkanlığına almıştır. Bir kısmını da hükümette bırakmıştır. Cumhurbaşkanının bu yetkileri karşısında kanuni sorumluluğu yoktur. Sadece anayasada bile tanımı olmayan vatan hainliği suçundan, meclisin 4’te 3 çoğunluğunun kabulüyle yargılanabilir. Milletin seçmiş olduğu bir Cumhurbaşkanının çok daha kolay sorgulanması ve yargılanması gerekir. Bugünkü Anayasa değişikliği ne getiriyor. Artık Cumhurbaşkanları eskisi gibi 4’te 3 değil, yani yüzde 75 değil; 3’te2 yani yüzde 66 ile meclisin vereceği kararla yüce divanda yargılanabiliyor. Hem de her suçtan yargılanabilir.”

 

Kendimize güveniyoruz

 

“Hangi diktatörü dünyada halk seçiyor” diye soran Başkan Menderes Türel, şöyle devam etti: “Hangi halkın seçtiği cumhurbaşkanı görev süresini iki dönemle sınırlar. Hangi diktatör gelin beni daha kolay soruşturun, yargılayın diye anayasa değişikliğine hükümler koyar. Açık söylüyorum bunların hepsi safsatadır. Teknik olarak diktatörlük sisteminin hiçbir şekilde uygulanabilir olma hali yoktur. Teknik olarak evet’in doğru olduğu konusunda kendimize fevkalade güveniyoruz. Medeni bir tartışma ortamında karşıma şeytanın avukatı hayırcıyım diye gelse şu masadan onu mutlaka aklı selime davet ederek sağduyunun galip gelmesi halinde evet’ci olarak gönderirim. Sistem teknik olarak anlatılabilir. Mesele teknik olarak anlatılmak yerine siyasallaştırılarak maalesef sulandırılıyor.”

 

İlçelere misli misli hizmet götürüyoruz

 

Yeni anayasa değişikliğinde Cumhuriyetin devlet biçimi ile ilgili değiştirilemez maddelerin aynen korunduğunu vurgulayan Türel, “Anayasada bunlarla ilgili düzenleme yok ki. Türkiye’nin bir hukuk devleti, laik sosyal bir hukuk devleti olduğu ile ilgili değiştirilemez maddeler aynen korunuyor. Ama biz ne zaman Türkiye’ye yönelik bir reform yasası yapmaya kalksak Türkiye’yi bölüyorsunuz, parçalıyorsunuz, eyaletler gelecek suçlamalarıyla karşı karşıya kalmışız. Büyükşehir Yasası’nı çıkarırken ben bunları bizzat yaşadım. Biz bu yasayı çıkaracağımızda Türkiye’yi 30 eyalete bölüyorsunuz. Bu bir bölücülük yasasıdır diye bizzat ben meclis kürsüsünde, inanılmaz hakaretlere maruz kaldım. Bu yasayı savunuyorken darp edildim. Dayak atılmaya çalışıldım. 3 senedir görüyorsunuz eyalete geçtik mi. Şimdi Büyükşehir Yasası sayesinde ilçelerimize misli misli hizmet götürüyoruz. Bu hikayeler hep aynı, takılmış plak gibi aynı şeyi söylüyorlar. Biz ne zaman bu ülkenin gelişmesi için bir reform yapmaya kalksak Türkiye’nin sinir uçları nedir, bölünüp parçalanması, mezhebi meseleler, coğrafi bölgesel ayrımcılık, dinsel ayrımcılık, hep buralardan bir şey bulabilir miyiz diye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Cumhurbaşkanına ilk defa seçilme hakkı

 

Yeni sistemin Türkiye’nin en güçlü şekilde yoluna devam etmesini sağlayacak bir sistem olduğunu belirten Türel şunları aktardı: “O yüzden yasama yürütmenin ayrılması ile ilgili bir mesele vardır. İşte karşınızda fesih meselesi vardır. Yani deniliyor ki, Cumhurbaşkanı meclisi fesih etme yetkisine sahip. Meclis de Cumhurbaşkanını fesih etme yetkisine sahip. Öyle bir şey de yok. Sistem uzlaşma getiriyor. Cumhurbaşkanın 2 defa seçilme hakkı var; ama meclisin çok kere seçilme hakkı var. Yani 10 dönem, 20 dönem milletvekili seçilebiliyorsunuz; ama cumhurbaşkanı 2 kere seçilebiliyorsunuz. Şimdi geldi cumhurbaşkanı seçildi. Meclisle anlaşamadı, farklı partiden. Bütün uzlaşma şartlarını sistem zorlamasına rağmen uzlaşamadılar. Meclis ya da Cumhurbaşkanı fark etmez. İkisinden biri hadi seçime gidiyoruz dedi. Cumhurbaşkanının 5 senelik süresi 2 ayda bitti. Yeniden seçimi ikinci dönemi demek. Meclisin böyle bir riski yok. Dolayısıyla yeniden seçim talebi en son Cumhurbaşkanlarından gelir. Çünkü bir dönemlerini bir anda hiçe sayarak 5 seneden vazgeçiyor. O yüzden Cumhurbaşkanın meclisi fesih hikayesi, hikayedir. Uygulamada da Cumhurbaşkanının bunu talep etmesi son çaredir.”

 

 

Sonları geldi

 

Doğu’da Kandil’den PKK’nın hayır diye bağırdığını söyleyen Başkan Türel şunları aktardı: “Çünkü sonlarının geldiğini görüyorlar. Ben bunu böyle meydan konuşmalarında, Kandil’i başınıza geçireceğiz diye söylüyorum. Gerçekten geçireceğiz. Burası açık ve net. Bugüne kadar niye geçirmedik? Bugüne kadar niye geçirmediğimizi 15 Temmuz’da Türkiye, bu millet çok iyi anladı. Sadece bugün değil, 40 senedir bütün hükümetleri aldatarak bütün insanları aldatarak, ordunun, polisin, askerin içine sızan hainler; hep bu mücadeleleri “mış” gibi yapmış. Yapıyormuşuz gibi gözükmüş. Ama şimdi 4 metre karın üstünde askerimiz, polisimiz, kahraman güvenlik güçlerimiz bunların ininde, bunların canını okuyor. Sonları o yüzden geliyor. O yüzden oradan paralanıyorlar hayır diye. Tabi ki zaman zaman tartışma konusu oluyor. Sakın ola ki şöyle bir şey düşünülmesin. Sakın ola ki şöyle bir şeyin doğru olduğunu iddia etmenin yanında değilim. Yani PKK oradan hayır diyor. Türkiye’deki hayır diyen herkes teröristtir. Kesinlikle yanlıştır. Hayır diyene de saygımız var. Her şey zıtlıkla kaildir. Evet de olacak hayır da olacak. Ama elbette her hayırcı, terörist değildir. Ama teröristler hayır diye bağırıyor. Sen kiminle aynı safta duracaksın hayır dediğinde bunu idrak et. Bunun vicdanı muhasebesini yap. PKK neden hayır diye çalışsın.”

 

 

Şov yapıyor

 

Başkan Türel, Almanya İçişleri Bakanlığı’nın 2 Mart’ta güvenlik güçlerine genelge yayınlayarak PKK posterlerinin kaldırılması talimatı verdiğini, bunu bir şov olarak yapıp yapmadığı ile ilgili bir soruyu da yanıtladı. Almanya’nın güçlü bir ülke olduğunu belirten Başkan Türel, “Avrupa’nın en büyük dünyanın da herhalde ABD’den sonra ikinci büyük ülkesi. Sayın Cumhurbaşkanımız basın açıklamasında söyledi. Bir tanesine ben de şahidim bu arada. 4 bin 500 tane Almanya’daki teröristin dosyasını adresiyle, her şeyiyle koydu Merkel’in önüne. Niye gidip bir tanesini yakalamıyorlar? Çok enteresan bir tanesini de ben verdim, PKK’nın üst düzeylerinden bir tanesi.

Evinden kaçta çıkmış, kaçta girmiş, adresi, koordinatı koydum, iki tane de koalisyon ortağı var yanında onlara bakıyor bu sizin işiniz mi diye. Bu yasaklar Almanya gibi güçlü bir ülkede nasıl uygulanmaz? Bunu sorgulamak lazım. Bunun cevabı belli; şov” diye konuştu.

 

 

Gençlere güveneceğiz

 

İşadamlarının 18 seçilme yaşının çok küçük olup olmadığı ile ilgili bir soruyu da yanıtlayan Başkan Türel, şunları söyledi: “18 yaşındaki gencimize seçme şansı veriyoruz. Beni kim idare edecek diye tercihte bulunabilen kardeşlerimiz niye seçilme hakkından mahrum kalsın. Hayatta her şeyi satın alabilirsiniz; ama nadir satın alamayacağınız şeylerden bir tanesi tecrübedir. Bunun okulu yok. Tecrübe yaşayarak öğrenilir. Siz orada ehliyetli geleceği olan kaç tane 18 yaşında milletvekili gelecek ki meclise? Keşke çok gelse. 3-5 tane arkadaşımızı keşke soksak da meclise o gençlerimiz o tecrübeyi 25-30’lu yaşlara kadar sağlasalar da genç yaşta Türkiye'nin Avrupa'da ki gibi 28 yaşında bakanları 30 yaşında başbakanları, Cumhurbaşkanları olsun. Kötü mü olur? Gençlere güveneceğiz. Onlar bizi yönetecek insanları seçiyorlarsa onların da seçilme hakkı olmalı.”

 

Milletvekili de emekli yaşını bekleyecek

 

 

Avusturya Dışişleri Bakanı’nın 28 yaşında olduğunu hatırlatan Başkan Türel, “Gökten zembille gelmiyor ki bu tecrübe. 18’inde girecek yetişecek. Benim görevlendirme konusundaki önemli kriterlerimden bir tanesi arkadaşlarımızın genç olmasıdır. Bir de bu gençlerin milletvekili olması konusunda da yine yalan ve yanlış bilgiler ortada geziyor. Neymiş bu gençleri 2 senede emekli etmek için meclise sokacakmışız. Nasıl uyduruyorlar? Türkiye'de yaş sınırı diye bir şey var emeklilikle ilgili. 2 senede emeklilik hakkını kazanır ama 50 yaşına kadar kaçsa yaş sınırı gencin o yaşa kadar bekleyecek emekli maaşı almak için. Bugün Gökçen Enç çok genç yaşta milletvekili oldu üçüncü dönem milletvekilimiz emeklilik hakkı kazandı; ama emeklilik maaşı alamıyor bekleyecek 50 yaşına kadar. Şunu da anlatayım. Milletvekilleri 700 günde emekli olmuyor. Emeklilik hakkı kazanıyor ama emekli olmuyor. Bekleyecek 50 yaşına kadar 700 günde emekli olmuyor yani. 700 günde o hakkı kazanıp yaş sınırı kaçsa 50/55 o yaşa kadar bekleyecek” ifadesini kullandı.

 

Dar bölge seçimi

 

‘Evet’ çıkarsa milletvekili sayısının 600 olacağını belirten Başkan Türel, “Şimdi evet çıkarsa niye 600 milletvekili yaptık. Dar bölge seçim sistemine dönüşecek Türkiye. Bununla ilgili anayasa içinde madde var. Bunu açıkladı bütün yetkililer. Dar bölge seçim sistemi ne demek? Artık liderin gösterdiği kişi direkt seçilir demek değil. Lider gösterdi 18 yaşında birisini. İthal aday diye hep konuşulur. Geldi Antalya dışından birisini seçti. Antalya 3 bölgeye bölünecek muhtemelen 5’li sistem olursa doğu 5 batı 5 Antalya merkez 5 milletvekili çıkaracak. Geldi birinci sıraya Antalya'nın dışından birini koydu merkeze. Antalya'nın güvendiği tanıdığı biri de çıktı ben de bu partinin mensubuyum bende adayım dedi. Eğer daha fazla oy alırsa 18 yaşındaki çocuğun yerine seçiliyor” dedi.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!