Yaşlı gözlerin en büyük düşmanı: Katarakt!

Yaşlılarımızın toplumsal, ailevi ve sosyal yaşama katılmaları, nüfusumuzun yaş ortalamasının gittikçe yükseldiği bu günlerde büyük bir önem taşıyor. İlerleyen yaşlarda gözlemlenen göz hastalıkları, yaşlı vatandaşlarımızın günlük hayatlarını olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Yaşlı gözlerin en büyük düşmanı: Katarakt!
Yaşlı gözlerin en büyük düşmanı: Katarakt! Admin
Bu içerik 290 kez okundu.

Yaşlılarımızın toplumsal, ailevi ve sosyal yaşama katılmaları, nüfusumuzun yaş ortalamasının gittikçe yükseldiği bu günlerde büyük bir önem taşıyor. İlerleyen yaşlarda gözlemlenen göz hastalıkları, yaşlı vatandaşlarımızın günlük hayatlarını olumsuz yönde etkileyebiliyor. 18-24 Mart arasında kutlanan Yaşlılar Haftası’nda, Dünyagöz Ataköy’den Op. Dr. Sezgin Yıldızbaş, “Yaşlı vatandaşlarımızın, ülkemizde 2050 yılına kadar nüfusun %20’sini oluşturması bekleniyor. Yaşlılık döneminde gözlemlenen rahatsızlıklar arasında en yaygınlarından olan katarakt, tedavi edilmemesi halinde körlüğe kadar gidebilecek ciddi boyutlarda görme kaybına yol açabiliyor. Bu rahatsızlığın önüne geçilmesi için, özellikle ilerleyen yaşlarda yapılacak geniş kapsamlı bir göz muayenesi çok büyük önem taşıyor” diyor. Merdiven altı işletmelere de dikkat edilmesinin önemle altını çizen Op. Dr. Sezgin Yıldızbaş “Halkımızın camii ve kahvehanelerden toplayan işletmelere dikkat ederek, itibar etmemesi gerekiyor. Ne yazık ki bu kurumlar insanlarımızın gözlerini kör edecek kadar sağlıksız ortamlarda ameliyat yapıyor” belirtiyor.

 

 

Belirtileri dikkate almak büyük önem taşıyor

 

18-24 Yaşlılar Haftası’nda uzmanlar, ilerleyen yaşlarda gözlemlenen kataraktın vatandaşların yaşamlarında oluşturabileceği olumsuz etkiler ve kapsamlı bir göz muayenesinin önemi konularında uyarılarda bulunuyorlar. Dünyagöz Ataköy’den Op. Dr. Sezgin Yıldızbaş, “Katarakt yıllar boyunca gelişen ve fark edilmesi oldukça zor olan bir rahatsızlıktır. Genetik sebepler, şeker hastalığı, vitamin eksikliği, sigara ve alkol tüketimi gibi kişisel durumların yanı sıra, ultraviyole ışıklara uzun süre maruz kalmak gibi çevresel faktörler de katarakta yol açabiliyor. Bu hastalığın en belirgin belirtileri ise bulanık görme, renklerin olduğundan daha cansız gözükmesi, gece görüşünde ciddi azalmalar, bir gözde çift görme, okumada zorluklar, gözlük numaralarının sık değiştirilmesi olarak öne çıkıyor.” şeklinde konuşuyor.

 

Göz muayenesi ve erken teşhisin önemi

 

Kataraktın yapılacak kapsamlı bir muayene ile teşhis ve tedavisinin mümkün olduğunu belirten Op. Dr. Yıldızbaş, “Göz bebeklerinin büyümesini sağlayan sıvı yardımıyla yapılacak muayenelerde, kataraktın tespit edilmesi mümkün oluyor. Aynı zamanda göz içi basıncını ölçmek için kullanılan tonometri yöntemi de katarakt tespiti için kullanılabiliyor. Erken teşhis edilen katarakt, uygun gözlük, ışıklandırmanın ayarlanması ve parlamaları engelleyen güneş gözlükleri gibi önlemler ile kontrol altında tutulabiliyor. Fakat ilerleyen ve belirtileri ile hastanın günlük yaşamını etkilediği saptanan katarakt rahatsızlıklarında, bulanık görmeye sebep olan lensin yapılacak bir operasyon ile alınması gerekiyor. Dünyagöz Hastaneleri’nde uygulanan ve “Femtosaniye Lazer” adı verilen lazer(Fako) teknolojisiyle gerçekleştirilen 15 dakikalık operasyonun sonrasında hastalar evlerine gidebilirler ve kısa süreli bir iyileşme sürecinin ardından günlük aktivitelerine dönebilirler.” diyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!