Serdal KUYUCUOĞLU'ndan Basın Açıklaması

Değerli Basın Mensupları,

Serdal KUYUCUOĞLU'ndan Basın Açıklaması
Serdal KUYUCUOĞLU'ndan Basın Açıklaması Admin
Bu içerik 846 kez okundu.

Öncelikle, dün Ankara’da yaşanan patlamada hayatını kaybeden

 

vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Terörü bir 

 

kez daha şiddetle lanetlerken, ülkemizi bu duruma getirenleri de kınıyorum. 

 

Değerli arkadaşlar,

 

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, 20. zoraki muhtarlar 

 

toplantısındaki, Partimize ve Milletvekillerimize yönelttiği ihanet suçlaması üzerine bu 

 

basın açıklamasını yapma gereği duymuş bulunuyoruz. Bu vesileyle hepinizi saygıyla 

 

selamlıyoruz. 

 

Değerli arkadaşlar, her alanda yangın yerine dönmüş, savaşın eşiğine değil artık 

 

eşiğinden içeri girilmiş, ülkesinin bir kesiminden her gün askerin, polisin, ve sivil 

 

vatandaşlarının ölüm haberlerinin geldiği, ekonomisi alarm vermekten ziyade 

 

batıyorum diye haykıran, yargısı yandaş, basını yandaş, bilimsel eğitimi bitmiş, bir 

 

kesim insanlarının ahlak değerlerinin sıfırlandığı, bir kesiminin ise psikolojilerinin 

 

bozulduğu bir Ülkenin Milletvekilleri olarak sizlere; Ülkemizin başarılarından, 

 

bilimsel buluşlardan, altında imzamız olan teknolojik yeniliklerden, sürekli artan 

 

turizm gelirlerinden, yatırımlardan, istihdamdan, doğadan, yeşilden, refahtan, 

 

huzurdan ve mutlu çocuklardan konuşmak isterdik. Ama maalesef neredeyse fiili 

 

olarak  savaşa girmiş ülkemizde sayın Cumhurbaşkanı’nın muhalefetle olan kavgasını 

 

konuşmaya geldik buraya. Sayın Cumhurbaşkanı Ülkenin bu durumundan nasıl 

 

çıkacağını konuşmak, paylaşmak yerine, sürekli düzenlediği zoraki muhtarlar 

 

toplantılarıyla toplumun her kesimine hakaret etmeye devam ediyor. Ülke felakete 

 

sürükleniyor, ama bu ülkenin başı herkesle kavgaya devam ediyor. Gerçekten bunu 

 

anlamakta zorluk çektiğimiz için buradayız.  Ülkemizin birlik ve beraberliğe en çok 

 

ihtiyaç duyduğu bu günlerde, içerde ve dışarıda kavga edilmeyen hiç bir kişi ya da 

 

ülke yok. Fakir fukaranın çocukları bir hiç uğruna savaşlarda can verecek, ülke 

 

ekonomisi çökecek, sizden olmayan hiç kimseye yaşam hakkı kalmayacak ve siz 

 

mutlu olacaksınız. Gerçekten anlamak mümkün değil değerli arkadaşlar. 

 

Geçtiğimiz günlerde yapılan bir muhtarlar toplantısında Sayın Cumhurbaşkanı 

 

partimizi ve bizleri ihanetle suçlamış. Neden, ihanet etmişiz? Oslo'da gidip terör 

 

örgütüyle pazarlık yaptığımız için, Salih Müslim'i defalarca Ankara'ya çağırıp 

 

ağırladığımız ve sonra da terör örgütü ilan ettiğimiz için, Habur'da terör örgütü 

 

mensuplarını törenle karşıladığımız, başkanlık hayalleri ile çözüm sürecini başlatıp, 

 

şehirlere silah yığılmasına izin verdiğimiz için. Dolmabahçe’de bakanları sıraya 

 

dizerek, mutabakat metni imzalayıp, daha sonra da tanımadığımız için. Evet, bütün 

 

bunları muhalefet partisi CHP yapmış ve ülkeye ihanet etmiştir. Merkez Bankası 

 

başkanıyla kavga edip doları fırlatan, Rusya ile kriz çıkartan, bütün komşularıyla 

 

uyguladığı yanlış dış politikalarla ilişkilerini kesen, bırakın bölgeyi, dünyada kavga 

 

etmediğimiz ülke bırakmayan, Ekvador’a gidip kadın dövdüren, hep muhalefet partisi 

 

biziz. Ve bu ülkeye ihanet ediyoruz. İhanet ediyoruz, demokrasi gelsin diye 

 

çırpındığımız için, bilimsel eğitim istediğimiz için, emeklisi, işçisi daha refah 

 

içerisinde yaşasın diye mücadele ettiğimiz için, komşularımızla ilişkilerimizi 

 

düzeltmeye çalışıp, savaşı ve insan ölümlerini engellemeye çalıştığımız için. Evet, 

 

İhanet ediyoruz bağımsız yargı, özgür basın, bilimsel çalışan üniversiteler istediğimiz 

 

için. Evet, biz bu ülkeyi sevmekle bu ülkeye ihanet ediyoruz.  Sanırım Sayın 

 

Cumhurbaşkanı bunları demek istedi ama dili sürçtü. 

 

Değerli arkadaşlar bütün söylediklerimizden asıl ihanetçileri tahmin etmek zor 

 

olmasa gerek. Körü körüne ülkeyi felakete sürükleyen bir kişinin peşinden gitmek 

 

ihanettir bu ülkeye. Bildiği halde gerçekleri konuşmaktan korkan, çıkar çarkına 

 

kendini kaptırmış, makam, mevki ve üç kuruşluk çıkarları için ülkenin felakete 

 

sürüklenmesine göz yumanlardır, ihaneti edenler. Savaş çığırtkanlığı yapıp, üç saatte 

 

Şam’a varıp, Emevi Camisinde namaz kılmak isteyenler, ama 9 saatte türbeyi zorla 

 

kaçıranlardır, ihanet edenler. 

 

Bizim ihanetimizse, ülkemizi ve insanımızı sevmek ve bu uğurda ne 

 

gerekiyorsa yapmaktır.

 

Hepinize teşekkür eder, tekrar saygılar sunarız. Serdal KUYUCUOĞLU 

 

    Mersin Milletvekili

Mersin Milletvekili
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
SERAMİKSAN SEZONUN SON KARŞILAŞMASINA HAZIR
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!
Buğdayı Karalayacağımıza Sahip Çıkmalıyız!